SIKÇA SORULAN SORULAR

DR. MUSTAFA ERASLAN

36 Yıllık Tecrübemizle Yanınızdayız

Sağlığa giden yolun doğru bilgiyle başladığına inanıyoruz. 36 yıllık mesleki tecrübemizle; Fitoterapi, Kolon Hidroterapi, Sülük Tedavisi ve Hacamat gibi geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanlarındaki birikimimizi sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

Aklınızdaki soru işaretlerini gidermek, tedavi süreçlerimiz hakkında sizi bilgilendirmek ve bu yolculukta size en doğru rehberliği sunmak için bu sayfayı hazırladık. Uzun yıllara dayanan uzmanlığımızla, modern ve geleneksel yaklaşımı harmanlayarak sorularınızı yanıtlıyoruz.

“Merak ettiğiniz her konuda bize danışmaktan çekinmeyin, size yardımcı olmak için buradayız.”
RANDEVU İÇİN ARAYIN!
ŞİKAYETLERİNİZİ

SIKÇA SORULAN SORULAR

Fitoterapi; doğru bitki türünün, standardize edilmiş ürünlerin, hastaya uygun doz ve sürede, alanında uzman bir hekim tarafından önerilmesi durumunda güvenli bir yöntemdir. Dünya genelinde bitkisel içeriklerin biyolojik etkileri üzerine yapılmış çok sayıda akademik ve klinik çalışma bulunmaktadır.

Bu durum kişinin ihtiyacına ve hedeflenen desteğe göre değişir. Genel sağlık desteği için çay veya doğal formlar tercih edilebilirken; kronik durumlarda etken maddesi standardize edilmiş ekstres (özüt) formundaki preparatlar hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Mevcut ilaçlarınızla bitkisel ürünler arasında etkileşim (ilaç-bitki etkileşimi) riskine karşı, mutlaka sizi takip eden hekiminize danışmalısınız. Güvenli kullanım için profesyonel bir doz ayarlaması gerekebilir.

Çocukların metabolizması ve organ gelişimi yetişkinlerden farklıdır. Bu nedenle bebeklerde ve çocuklarda herhangi bir bitkisel takviye, sadece uzman bir çocuk hekimi görüşü ve fitoterapi eğitimi almış bir hekimin rehberliğinde uygulanmalıdır.

Etki süresi, kişinin genel sağlık durumu ve uygulanan yönteme göre bireysel farklılıklar gösterir. Bazı durumlarda destekleyici etkiler kısa sürede fark edilirken, sistemik destek süreçlerinde hekimin önerdiği 3 ila 6 aylık periyotlara uyum sağlanması önemlidir.

Uygulamanın konforunu ve etkinliğini artırmak amacıyla, işlemden bir gün önce sıvı ağırlıklı beslenmek ve hekiminizin önereceği hafif gıda takviyelerini kullanmak faydalı olabilir.

Genellikle ağrısız bir uygulamadır ve anestezi gerektirmez. İşlem sırasında bağırsaktaki hareketliliğe bağlı olarak hafif kramplar hissedilebilir; ancak bu durum boşaltım süreciyle birlikte hızla geçer.

Uygulama; denetimleri yapılmış cihazlar, filtre edilmiş su ve her hasta için tek kullanımlık (steril) sarf malzemeler ile klinik ortamda yapıldığında son derece güvenlidir.

Bu uygulama bir zayıflama yöntemi değildir. Ancak bağırsaklardaki birikmiş içeriğin atılmasına bağlı olarak, kişiden kişiye değişen geçici bir tartı hafiflemesi görülebilir.

Kalp yetmezliği, kontrolsüz yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, ağır anemi ve aktif dönemdeki iltihabi bağırsak hastalıklarında (Crohn, Kolit vb.) bu işlem uygulanmaz. Her uygulama öncesi detaylı anamnez alınarak uygunluk değerlendirilir.

Uzman ellerde, steril koşullarda yapılan uygulamalarda çok yüzeysel mikro-kesiler açılır. Bu izler, cilt yapısına göre değişmekle birlikte genellikle kısa sürede tamamen iyileşir.

Sağlıklı bireylerde mevsim geçişlerinde (ilkbahar ve sonbahar) koruyucu amaçla yapılması önerilir. Ancak belirli bir şikayete yönelik uygulamalarda seans aralıkları hekim tarafından belirlenir.

İlgili yönetmelikler çerçevesinde, çocuklarda tıbbi hacamat uygulaması sadece hekimin uygun gördüğü tıbbi endikasyonlarda ve yasal sınırlar dahilinde gerçekleştirilir.

Kuru kupa uygulaması bölgedeki kan dolaşımını artırarak kas gevşemesi sağlar. Hacamat ise kan yoluyla doku arasındaki toksik yükün azaltılmasını amaçlayan bir boşaltım yöntemidir.

Sadece tıbbi amaçla yetiştirilen (Hirudo medicinalis) sülükler kullanılmalıdır. Enfeksiyon riskini sıfıra indirmek için her sülük sadece bir kez kullanılır ve işlem sonrası tıbbi atığa gönderilir.

Sülüğün salgıladığı doğal biyoaktif maddeler (lokal anestezik etki) sayesinde, ilk tutunma anındaki hafif karıncalanma dışında ciddi bir ağrı hissedilmez.

Hijyen kurallarına dikkat edilmediğinde enfeksiyon riski oluşabilir. Uygulama sıklığı ve sayısı hastanın kan değerlerine göre hekim tarafından belirlenmelidir; aksi halde kansızlık gibi durumlar tetiklenebilir.

Sülüğün salgıladığı yüze yakın yararlı enzim ve biyoaktif madde, kılcal damarlar yoluyla dolaşıma katılarak vücut genelinde destekleyici bir etki oluşturur.

Önemli Not: “Bu sayfada yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi işlemleri için mutlaka hekiminize başvurunuz. Uygulamalar hakkında en doğru kararı doktorunuzla birlikte vermeniz sağlığınız açısından kritik önem taşır.”

BİZE ULAŞIN

MERAK ETTİKLERİNİZİ AŞAĞIDAKİ FORM ÜZERİNDEN BİZLERE İLETİN